Yeni bir yıla iyi dilekler ve umutlarla girmemize karşın daha yılın ilk günlerinde yaş almış olan Amerikalının saldırısı sonrasında bugüne değin yaşanmamış olan yatağından kaçırma olayının tanımını sizlerin engin değerlendirmelerinize bırakmadan yaşananları HAYDUTLUK olarak değerlendiriyoruz.
Petrol ve yeraltı maden zengini olan Venezüella’nın Cumhurbaşkanı ile eşini ülkelerinden kaçırarak yargılanmak üzere ülkesine getirdi. Bununla yetinmeyerek adeta gözüne kestirdiği ülkelerin başkanlarını da tehdit etmeye başladı. Yeni model emperyalizmi bu gözle mi okuyacağız hep birlikte tanık olacağız. Emperyalizmin uç verdiği bu ve benzeri olayların 3. Paylaşım Savaşının habercisi olabileceği savunuluyor. Sırada saldırılacak hangi ülkelerin başkanları olacağı tedirginliğe neden oluyor. Hem NATO üyesi hem de AB Üyesi ülkelerin de başta Danimarka olmak üzere tedirginlik yaşıyor. Diğer yandan Birleşik Amerika Devletlerinde dünyayı sarsan ekonomik buhran nedeniyle büyük borç batağı içinde olduğunun da unutulmaması gerekiyor.
Diğer yandan İsrail Başbakanı Neden Yahu’nun ülkesinde devleti yönetirken yaptığı yasa dışı işlemler nedeniyle yargılandığı unutulmamıştır. Bu nedenle İsrail Cumhurbaşkanı’nın yetkisini kullanarak kendisini affetmesini istiyor olmasına ve uzun zamandır bekliyor olmasına karşın yanıt alamadığı ve bu konuda yaş almış Amerikalının da bu isteğe sıcak bakmadığı da biliniyor. Gazze’deki saldırılarını acımasızca devam ettiriyor. Bununla yetinmeyen Neden Yahu’nun karşımızdaki unsurla el ele vererek Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışlayıp çalışmalar yapmak üzere anlaştıkları biliniyor. Uzun yıllardır karşımızdaki unsurun kendilerini ilgilendiren konulara Ulusal Konsey adını verdikleri bir yapı içinde tartışarak kamuoyunun önüne çıktıklarını kaydetmek gerekiyor.
Son yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında Tufan Erhürman’ın şimdilik kaydı ile siyasi parti başkanlarından oluşan bir yapı ile karşımıza çıktığını da belirtmek gerekiyor. Önümüzdeki dönemde Kıbrıs Meselesinin ağırlıklı olarak tartışılacağı günlere doğru gittiğimiz yadsınamaz. Bizlerin de elimizi güçlendirecek çalışmalar yapmamız ortalıklara çıkıyor. Resmi müzakerelerin başlamadığı bu dönemi yerinde ve halkımızın beklentisine yanıt verecek çalışmaları yaparak hazır olmak gerekiyor. Müzakerelerin başlaması ile siyasi konuların öne çıkarılarak zamanın boşa harcanmaması gerekiyor.
Öncelikle mülkiyet konusunun ele alınarak gerekli çalışmaların yapılması gerekiyor. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulduğu antlaşmaların kısa süre sonrasında boşlukta kaldığının da unutulmaması gerekiyor. Toprak daha açık söylemle mülkiyet konusunun birincil öncelikle ele alınması kaçınılmaz olarak karşımızda duruyor. Ağlayanın malının güleni mutlu edemeyeceği unutulmamalıdır. Federasyon modelinin tartışması öncesinde mülkiyet konusunun birincil konu olarak ele alınarak çözülmesi gerekiyor mu ne…
Sevgi ile kalınız…